Soru 1 - Programınızı indirdim ama açamıyorum. Nasıl açabilirim?

Cevap 1 - Paylaştığım tüm programlar, Office 2013 ve 2016 ile yapılmıştır ve hemen hemen hepsinde makro (VBA kodları) bulunur. Günümüzde, hemen hemen her kurum, kurumsal internet altyapısında Güvenlik Duvarı kullanıyor ve Güvenlik Duvarı Ayarları sebebiyle içinde makro bulunan, yani kodlar bulunan dosyalar engelleniyor. Bunun önüne geçebilmek için, tüm programlarımı Winrar ile sıkıştırarak paylaşıyorum. Bu sebeple, öncelikle şunları kontrol etmeniz gerekiyor:

a) Kullandığınız işletim sistemi Windows mu?

b) Kullandığınız Office sürümü 2013 veya üzeri mi? (Yıl olmuş 2022, hâlâ 2003-2007 kullananlar var. Hele hele 2007 sürümü, Office sürümlerinin en dandiğidir. Bir an önce, en kötü ihtimalle 2013 versiyonuna geçin.)

c) Makro ayarlarınızı makroları çalıştıracak şekilde ayarladınız mı?

Bakınız: Office Dosyalarında Makrolar

d) Yukarıda belirtilenler haricinde, cep telefonundan açmaya çalışan var. Cep telefonunda kullanamazsınız.

e) Windows harici platformlarda açmaya çalışanlardan da mesajlar aldım. Diğer platformlarda Office kullanılabiliyor ama sistem kütüphane yolları, başvuru dizinleri vs. farklı olduğu için, programlarım ya doğru çalışmıyor ya da hata veriyor ve kapanıyor. Bunun en büyük sebebi de, programlarımda VBA kodlarının, yani makroların olması. Maalesef buna bir çözüm önerim yok.

f) Winrar ile sıkıştırarak paylaştığım programımı indirdiğiniz halde "Arşiv Bozuk" hatası alıyorsanız, çok büyük bir olasılıkla, kurumsal internet güvenlik duvarı ayarlarınız, Winrar tarzı indirmelere izin vermiyordur. Zaten muhtemelen bilgisayarınıza program kurmanıza izin verilmiyordur. Hatta bir çok internet sitesine de giremiyorsunuzdur. Bu ve benzeri sınırlandırmalar varsa kurum bilgisayarınızda, maalesef ona da yapabileceğim bir şey yok. 

 

Soru 2 - İşletim sistemim Windows ve Office sürümüm de 2013 veya üzeri. Cevap 1'i de okudum ve hâlâ programınızı açamıyorum, çalıştıramıyorum, formüller hata veriyor. Sorun nedir?

Cevap 2 - Office kurulumunuzun "Tam Kurulum" olup olmadığından emin olun. Tam kurulum yapılmamışsa, Excel'in çalışma sayfalarında ve yerleşik formüllerinde herhangi bir hata almazsınız ama işin içine makrolar girdiğinde çalıştıramazsınız. Çünkü, Visual Basic Editörü kurulmamış olabilir. Bu da, programdaki makroların tümünün devre dışı kaldığı anlamına gelir. Excel için, Seçenekler - Şeridi Özelleştir adımlarını takip edin ve Geliştirici menüsünü aktif hale getirin. Tamam deyip çıktığınızda artık Excel şerit menüsünde Geliştirici menüsünü de göreceksiniz. Geliştirici menüsünde Visual Basic butonuna tıkladığınız halde hiçbir pencere açılmıyorsa maalesef tam kurulum yapılmamış bir Office sürümüne sahipsiniz demektir ve maalesef benim programlarım da makro içerdiği için programlarımı kullanamazsınız.

 

Soru 3 - İlk iki soruyu ve cevaplarını okudum. Söylediklerinizi de yaptım. Ancak hâlâ programınızda hata alıyorum, çalıştıramıyorum. Şimdi ne yapmalıyım?

Cevap 3 - Tüm cevapları okuduğunuz ve yapılması gereken her şeyi yaptığınız halde, halen programı kullanamıyorsanız;

a) Programı benim sitemden indirdiğinizden emin olun. Elinizde ki programın son güncel sürüm olup olmadığını sitemden kontrol edin. Son sürümü kullandığınız halde sorununuz devam ediyorsa,

b) Aldığınız hata neyse detaylıca açıklayan (Mümkünse ekran görüntüsü vs. ile) bir e-posta gönderin bana: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

c) Mesajınızda, kullandığınız Windows ve Office sürümünü mutlaka belirtin.

d) Hata aldığınız programımda ki herhangi bir sayfaysa, mümkün olabildiğince tam olarak ne hatası aldığınızı ve hataya sebep olduğunu düşündüğünüz şeyi belirtin.

 

Soru 4 - Yazışarak zor oluyor. Numaramı versem, arasanız. Ya da siz numaranızı verseniz, ben arasam?

Cevap 4 - Gönül ister ki sadece size değil, sizin gibi onlarcasına, yüzlercesine yardımcı olabileyim...

Tüm samimiyetimle söylüyorum bunu... Konuşarak çok daha çabuk anlatabilirim, yardımcı olabilirim size, katılıyorum...

Ama maaaaleseeef, zamanım olmuyor. Vaktim yetmiyor. Bi taraftan işimi yapmaya çalışırken bi taraftan da sürekli birilerine yardımcı olmaya çalışmak çok yorucu oluyor. Hali hazırda, telefonumda 100'den fazla mutemet arkadaşımın numarası var ve inanın yüzde 80'ini ömrümde hiç görmedim...

Ayrıca, ben de sizler gibi insanım. Benim de sosyal çevrem var, benim de zaman ayırmam gereken insanlar var, benim de ailem var. Hiç tanımadığım birine yardımcı olmak için, bazen o kişiye 1-2 saatimi ayırmak zorunda kalıyorum. Hem de bu, tam maaş döneminde oluyor bazen. Sonra mecburen, akşam eve gelip evde çalışmaya devam etmek zorunda kalıyorum.

İyi ki bekarım, evli olsam, eşim olacak şanslı (!) hatun, muhtemelen şimdiye 99 defa boşardı beni... :)

Tüm bu açıklamalarıma rağmen, illâ benimle konuşmak istiyorsanız ve mevzu yazarak anlatılamayacak kadar uzunsa;

a) Malumunuz, biz mutemetlerin en yoğun dönemi her ayın ilk 10 günü. En rahat olduğumuz ve hasbelkader nefes aldığımız dönem de her ayın son haftası. Acelesi olmayan bir şey ise, bana e-posta gönderin ve konuşmamız gerektiğini belirtin. Mutlaka dönüş yaparım.

b) Sorununuzun acelesi varsa ve bir an önce konuşmanız gerekiyorsa, durumun aciliyetini ve konunun ne olduğunu kısaca belirten ve Adınız Soyadınız ve Telefon Numaranız olacak şekilde bir e-posta gönderin. Mutlaka dönüş yaparım.

c) Bunu özellikle belirtmek istiyorum: Lütfen, tüm bunlardan sonra, yani sorununuzla ilgili yardımcı oldum ve sorunu çözdük:

1. Artık numaram sizde var diye, istediğiniz an beni arayabileceğinizi ve hemen yardımcı olacağımı düşünmeyin. Dediğim gibi, inanın vaktim olmuyor. Yoksa başım gözüm üstüne...

2. İllâ yine konuşarak bir sorunuz veya sorununuzla ilgili yardım almak istiyorsanız, mümkünse öncesinde mesaj gönderin. İlk müsait olduğum anda dönüş yaparım. Meşgule aldığım için bile sitem eden oluyor, lütfen, dediğim gibi ben de insanım. Benim de insani ihtiyaçlarım oluyor maalesef... :)

3. Fethiye Devlet Hastanesi'nde çalıştığımı bilmeyen kalmadı. Cep telefon numaram herkeste olmadığı için, hastaneyi arayıp dahili hattan bağlatan oluyor. Ama bazen öyle basit bir konu için, öyle yoğun bir anımda arıyor ki, ne ben doğru düzgün anlattığıma konsantre olabiliyorum, ne o esnada yaptığım işe, ne de yardımcı olmaya çalıştığım kişiye... Madem dahili hattan ulaşıyorsunuz, bari öğleden sonra 3 gibi arayın. En azından ben işlerimi biraz hafifletmiş olayım. Bu arada, Mutemetlik Dahili Numarası: 3019, sabah 11'den sonra ararsanız sevinirim. :)

Beni tanıyanlar da gülüyordur bu bölümü okurken... :)

 

Soru 5 - Mutemetlikte yeniyim. Tavsiyeleriniz nelerdir? Sizce kendimi geliştirmek için ne yapmalı, nereden başlamalıyım?

Cevap 5 - Bu soru bence en zoru. Bence sıralama şöyle olmalı: 

a) Öncelikle, bizim toplumun en büyük sorunlarından birisi OKUMAMAK... Okumalısınız... Yaptığınız iş her neyse, onunla ilgili mevzuatı OKUMALISINIZ...

Öğrenciyken, sadece sınavları geçmek için ezberlediğimiz o saçma sapan detaylar gibi değil ama... Örneğin; Mutemetlikte size yollukları (Geçici-Sürekli) yapma görevi mi verdiler? 6245 Sayılı Harcırah Kanunu'nu okumadan, Ahmet abinize, Ayşe ablanıza, bulunduğunuz bölgenin "en iyi mutemedine" sorarak, o ne dediyse onu yaparak "Mutemet" olamazsınız. Olsanız olsanız, onların gölgesinde kalmış "Mutemetçik" olursunuz.

(Diyarbakır'da, hastanede ilk göreve başladığımda, Hastane Müdürü bana yollukları yapma görevini vermişti. Damga Vergisi Kanunu'nu açtım okudum. "Maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar" binde 6 diyordu. (2022 yılında binde 7,59) Onlarca personelin yolluğunu hesapladım, tüm belgeleri hazırladım ve imzaya sundum. Sonra çağırdı beni Müdür Bey, ödeme emri belgelerine kırmızı kalemle boydan boya çizik atmış, yanlış yazmış. Dedim "Yanlış ne Müdürüm, hayırdır?". Damga vergisi oranı yanlış dedi. Binde 7,5 olmalı dedi. ("Resmî daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler" için öyleydi.) Dedim "Müdürüm, o satın alma için geçerli. Bu personel ödemesi, ve Kanun açık ve net. Binde 6 olmalı ve ben de öyle yaptım.". Bana inanmadı da, Kanuna da inanmadı sanırım. Diyarbakır ISM Mutemetlikte yolluklara bakan bir abiyi aradı. O da Binde 7,5 olmalı dedi. "Ya abi, nasıl binde 7,5 olur, bu harcırah, Damga Vergisi Kanunu açık ve net, nasıl binde 7,5 olur" dedim, ama dinletemedim. Sonra ISM'de, Mutemetlik Biriminin sorumlusu olan Müdür ile görüştüm ve durumu izah ettim. Sağ olsun, o mevzuata hakim birisiymiş, "Ya, olur mu öyle saçmalık, tabii ki binde 6 olmalı." dedi. Dedim "Müdürüm, mümkünse, önce altınızda çalışan ve bana "Ben bu işi 20 yıldır yapıyorum, bana işimimi öğretiyorsun" diyen memurunuza, sonra da benim Müdürüme, binde 6 olması gerekiyor der misiniz?"... Velhasıl, o akıl danıştığınız Ahmet abiniz, Ayşe ablanız, OKUMAMIŞTIR, kendini güncellememiştir, mevzuatı bilmiyordur, sizi de yanlış yönlendirir. Tıpkı yıllardır yanlış yaptığının farkında olmadığı gibi. Değil 20, 50 sene de mutemetlik yapsa ondan mutemet olmayacağı gibi...)

b) ARAŞTIRMALISINIZ...

Çünkü, maalesef, ülkemizde geceden sabaha mevzuat değişiyor. Zaten çoğu mevzuat, yamalı bohçaya döndü. Kanun'da bazı konular üstünkörü ele alınıyor ve sonrasında Tebliğ, Yönetmelik, Genelge derken, o mevzuata ait bir sürü detay ortaya çıkıyor. Sonra, bu mevzuatlar da sürekli değişiklik gösteriyor. Aynı konuyla ilgili bazen onlarca Genelge yayınlanıyor. En sonuncusu hangisi, daha önceki Genelgede olup da bunda olmayan ne, bunda olup da öncekinde olmayan ne, vs. vs. vs...

c) Mutemetlikte yaptığınız iş her neyse, onunla ilgili tüm parametrelere hakim olmalısınız. Bilmediğiniz parametre varsa da, internet elinizin altında. Kısacık bi arama yapın, nasıl hesaplandığını öğrenin...

Örneğin, size Nöbet ve İcap Hesaplama işini mi verdiler? Yahu, çarpan sayısı hepi topu bir elin parmaklarını geçmez. Bi zahmet, aylık katsayıyı ezberleyin. Bi zahmet, personelin unvanına ve öğrenim durumuna göre Nöbet Gösterge Puanını ezberleyin. Eee, geriye ne kaldı ki zaten? 3 şeyi (Gösterge puanı * Aylık Katsayı * Nöbet Saati) çarp, bulduğun tutardan Damga Vergisini düş, al sana net Nöbet Tutarı. İcap mı? 4 şeyi (Gösterge puanı * Aylık Katsayı * Nöbet Saati * İcap Nöbeti Normal Nöbetin Yüzde Kaçıysa ki Sağlık Bakanlığı'nda Yüzde 40'ı) çarp, bulduğun tutardan Damga Vergisini düş, al sana net İcap Tutarı...

d) Taşıma suyla değirmen dönmez. Mutemetlik yapacaksınız, kendi suyunuzu kendiniz bulmalısınız. Kendi göbeğinizi kesmeyi beceremiyorsanız, bir an önce mutemetliği bırakın. Hele hele, maaş hesaplıyorsanız, KESİNLİKLE BIRAKIN...

Çünkü, SGK gözünüzün yaşına bakmaz. ŞAAAKKKK diye cezayı keser gönderir, Allah'ın kulu da arkanızda durmaz. "Yaaa, benim Müdürüm şöyle iyi insan, böyle iyi insan, beni asla yarı yolda bırakmaz..." falan... Kendinizi kandırmayın efendim. Bildirgenin son günü geçtikten sonra bildirge verin de, göreyim o sizin Müdürünüzü... :)

Allah'tan tavan belirlediler, İdari Para Cezası en fazla Brüt Asgari Ücretin 2 katı olabiliyor. O da 2022 yılı Nisan ayında 10.008,00 TL'cik. Kaç mutemetin bir aylık maaşı 10.008,00 TL'cik peki??? Mutemetlik yaptığı için, cebine 5 kuruş para girmeyen memura, 1 aylık maaşından fazla İPC... Türkiye'ye hoş geldiniz... Allah SGK'yı başımızdan eksik etmesin... :)

Haaa, bu arada, SGK'dan personellerinizden biri için kesenek iadesi istediğinizde, size en erken KAY AY sonra parayı gönderiyor bi bakın... Ben 10 gün içinde bildirge vermediğimde/veremediğimde ŞAAAKKKK diye ceza kesen SGK, benim ihraç sonrası göreve iade edilen ve 18 ay önce üst yazı ile kesenek iadesi istediğim personelimin keseneklerinin iadesini yapmadığını, personel göreve başladıktan ve geçmişe dönük farklarını yapıp keseneklerini bildirmeye çalıştığımda sürekli hata almam sonrasında, benim 32 defa telefonla ilgili birime ulaşmaya çalıştıktan, sadece 3 kere konuşabildikten ve anca üçüncüde, ben ilgili personelin kartına bakmalarını söyledikten sonra fark etti... Paranın iadesini yapmamışlar 18 ay boyunca... 18 ay... Biz bildirgenin son günü gece saat 12'den 18 dakika sonra bildirge verinceee... Evet, doğru bildiniz: ŞAAAKKK, İdari Para Cezası... :)

e) EXCEL ÖĞRENİN... Neden mi?

1. Sağlık Bakanlığı'nda iseniz döner matrahları var. Milli Eğitim'de iseniz ek ders var. Falanca Bakanlık'ta iseniz o var, bu var, şu var. Ama hemen hemen hepsinde veriler Excel formatında ve bunu bir şekilde ya sisteme yüklemeniz gerekecek ya da sistemden indirdiğinizi kullanmak zorunda kalacaksınız. E düzenlemeyi bilmiyorsunuz, yüklemeye çalışıyorsunuz çalışıyorsunuz, sürekli hata veriyor. İşte bunun için, boş kaldıkça, Excel öğrenin. Basit formüllerle başlayın. Adı ve Soyadı ayrı sütunlarda olan personellerin adını ve soyadını Excel'in yerleşik fonksiyonlarından BİRLEŞTİR ile yapabileceğini öğrenin mesala. Ya da, 2 farklı Excel dosyasından, 1000 kişilik bir listeden 100 kişinin bilgilerini DÜŞEYARA formülü ile çekebileceğinizi öğrenin. Hem de sadece internette DÜŞEYARA diye aratarak. Göreceksiniz, acayip bir zaman kazanacaksınız. Yada Veri sekmesindeki Metni Sütunlara Dönüştür özelliğini öğrenin. Aralarında boşluk olan 2 değeri ayrı sütunlara bölmeyi öğrenin. Öğrenin velhasıl...

2. Mutemetlikte kullandığımız form, rapor, hesaplama vs. gibi tüm belgelerin, ucu dönüp dolaşıp Excel'e çıkıyor. Ya hesap yapıyoruz, ya matbu bir form dolduruyoruz, ya bir cetveli düzenlememiz gerekiyor. Velhasıl, mutemetlikte Excel, her hâlükârda karşımıza çıkıp duruyor. "Yaaa, Harun diye biri bir şey paylaşmış, bunu kendime uyarlamak istiyorum ama beceremiyorum. Acilen de bunu yapmam lazım. Tüh, haftaya da izin alacaktım aslında yaaa..." dememek, Harun'a bel bağlamamak için, EXCEL ÖĞRENİN... (Ki Excel ile ilgili bir çok ücretsiz site var. ExcelVBA.net en beğendiğim bu arada...)

3. Facit Hesap Makinesi döneminden kalma bir mutemet değilseniz (ki öyleyseniz de bi bırakın Allah aşkına, gidin emekli olun, torun tombalak sevin...), Excel'in TOPLA fonksiyonu ile 32 bit versiyonunda 65536 satırda, 64 bit versiyonunda 1 milyondan fazla satırda, size toplama yapma imkanı verdiğini bilin... (Bu arada, sadece toplama değil... Onlarca yerleşik fonksiyon ve binlerce Kullanıcı Tanımlı Fonksiyon ile muazzam bir yelpaze...)

f) Ben bir dönem, sırf insanlara yardımcı olabilmek için, mutemetlikle ilgili sitelere üye oldum. Şimdilerde hâlâ, mutemetlik yaptığı için 5 kuruş para kazanmayan insanlardan, para karşılığında ALTIN ÜYELİK zart zurt tarzı ücret talep eden ve sırf bu işi ticarete döktükleri için, yönetici konumunda olduğum halde ayrıldığım site gibi, bir sürü site var. Ben sosyal medyayı da, bu tarz ticarethaneleri de, whatsapp gruplarını da bırakalı yıllar oluyor. Ama siz, "Bir elin nesi var, iki elin sesi var" diye düşünüyorsanız, bu tarz gruplara üye olun. Mutlaka size faydası olacaktır. En azından, işinizle ilgili gündemi takip etmiş olursunuz. Tabi dezavantajlarını söylemiyorum, onu zamanla siz de anlayacaksınız zaten... :)

g) Mutemetlik stresli bir iştir. Bunu bir bütün halinde değerlendirerek söylüyorum. Size sadece yolluk verilmiş olsa bile (ki mutemetlikte en basit işlerden biridir ve o bile) mutlaka stres yaşatacak bir şeyle karşılaşırsınız. Bu sebeple, o stresi atabileceğiniz bir kaçış alanınız olsun. Bu eşiniz olabilir, sevgiliniz olabilir, bir hobiniz varsa o olabilir, spor olabilir, yürüyüş, müzik vs. vs. vs. O stresi atacak bir alanınız mutlaka olsun. Olmazsa, ya eşinize ya sevgilinize ya arkadaşınıza ya da personelinize çemkirme ihtimaliniz çok yüksek. O negatif enerjiyi atacak bir mecra bulun. Omzunuzda stres yüküyle hayatınıza devam etmeyin. Buna ne omzunuz dayanabilir ne siz ne de sizi sevenler...

ğ) Şunu sakın unutmayın, ölümlü dünya, bugün varız, yarın yokuz... Eğer bu işin stresinin altından kalkamıyorsanız, "Bu iş bana göre değil!" diye düşünüyorsanız, BIRAKIN... Ben, mutemetlik stresiyle başa çıkamadığı için kalp krizi geçireni de gördüm, intihar edeni de, boşananı da...

h) Son olarak, eğer siz de benim gibi; SGK'ya, iş stresine, saçma sapan düzenlemelerle sürekli artan iş yükümüze, iş bilmeyen, liyakatsiz, şunun bunun torpiliyle bi yerlere gelmiş, kendini bi halt zanneden, burnu havada eziklere rağmen, mutemetlikten keyif alıyorsanız, bir şeyler üretmekten, dolu dolu mesai yapmaktan, kendinizi geliştirmekten keyif alıyorsanız, lütfen ama lütfen, aynen devam edin... Çünkü bence ülkemizin sizin gibi insanlara ihtiyacı var. Elinizi taşın altına koymaktan çekinmeyin. İnanıyorum ki liyakatin mimarları sizler olacaksınız...